Bu sabah yağmurlu bir güne günaydın dedi Yaşlı Çiftçi.  Bulutlar da Yaşlı Çiftçiye gülümsediler. Yaşlı Çiftçi şöminesine kestiği odunları yerleştirdi. Ardından odunları tutuşturup şömineyi yaktı. Kitaplığından bir kitap seçerek şöminenin yanındaki sallanan koltuğuna oturdu. Yaşlı Çiftçi Kitabını keyifle okurken çoban köpeği max te sallanan koltuğun yanında yatmış şöminedeki ateşi izliyordu.

“Tak tak tak”

Birden kapı çaldı. Yaşlı Çiftçi kitabını kapatıp yanındaki masanın üstüne koydu, oturduğu sallanan sandalyesinden kalkıp kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açtığında, yağmurdan ıslanmış ve üşümüş küçük tatlı bir kedi duruyordu.

Küçük tatlı kedi titreyerek;

– Çok üşüdüm. Karnımda çok acıktı. Beni içeri alabilir misin dedi.

Yaşlı Çiftçi:

– Tabi ki hemen gir içeri. Şöminenin yanına git dedi.

Yaşlı Çiftçi mutfaktan bir kâse süt alıp küçük tatlı kediye getirdi. Küçük tatlı kedinin karnı o kadar açtı ki süt dolu kâseyi hızlıca bitirdi. Küçük tatlı kedi Yaşlı Çiftçiye teşekkür ederek şöminenin yanına uzandı.

Yaşlı Çiftçi:

– Evet, tatlı kedi doydu mu karnın? Isındın mı? Diye sordu.

Küçük tatlı kedi:

– Çok teşekkür ederim. Beni içeri aldığınız için çok mutlu oldum dedi.

Yaşlı Çiftçi:

– Evinin yolunu mu kaybettin? Diye sordu.

Küçük tatlı kedi:

– Sokakta oyun oyun oynuyordum. Aniden yağmur yağmaya başladı. Etraf çok karanlık oldu. Gökte şimşekler çakıyordu. Ben de korkudan ne tarafa gittiğimi anlamadım.  Kendimi bu çiftliğin önünde buldum ve evimin yolunu kaybettim dedi.

Yaşlı Çiftçi:

– Ben hazırlanana kadar biraz dinlen. Annen ve baban merak eder seni evine götüreyim dedi.

Yaşlı Çiftçi odasına giyinmeye gitti. Çoban köpeği Max küçük tatlı kedi ile oyun oynamaya başladılar.

Küçük tatlı kedi çok güzel vakit geçiriyor, çok eğleniyordu. Yaşlı Çiftçi üstüne yağmurluğunu da giyip şemsiyesini de yanına aldı.

Yaşlı Çiftçi:

– Ben  hazırım. Hadi gidelim. Dedi.

Küçük tatlı kedi çoban köpeği Max’e de teşekkür ederek Yaşlı Çiftçi ile dışarı çıktılar. Dışarısı çok soğuk ve çok yağmur yağıyordu. Yaşlı Çiftçi küçük tatlı kediyi koynunda taşıyordu. Küçük tatlı kedi üşümüyordu ama gökte şimşek çakınca korkuyordu.

Küçük tatlı kedinin evinin önüne geldiler. Annesi ile babası çok merak etmiş, korkmuş ve çok üzülmüşlerdi.  Pencereden Yaşlı Çiftçiye bakıyorlardı. Kapıyı çaldı yaşlı çiftçi. Baba kedi kapıyı açtı. Anne kedi de hemen yanındaydı.

Baba kedi:

– Hoş geldiniz. Buyurun çok ıslanmışsınız üşümeyin dedi ve içeri davet etti.

Yaşlı Çiftçi teşekkür ederek içeri girdi. Yaşlı Çiftçinin koynundan küçük tatlı kedi dışarı çıkınca  anne ve baba kedi çok sevindi. Küçük tatlı kediye sımsıkı sarıldılar. Çok mutlu olmuşlardı.

Baba kedi:

– Yaşlı Çiftçiye çok mutlu ettiniz bizi çok teşekkür ederim dedi.

Küçük tatlı kedi:

– Bir daha hiç annemle babamın yanından ayrılmayacağım. Onların sözünü hep dinleyeceğim. Annem ile babamdan izinsiz dışarı çıkmayacağım dedi.

Yaşlı Çiftçi:

– Evet, küçük tatlı kedi. Tanıştığımıza çok sevindim. Çiftliğime annen ve babanla birlikte her zaman gelebilirsin. Seni çiftliğimdeki diğer dostlarımla da tanıştırırım dedi.

Küçük tatlı kedi:

– Çok isterim. Annem ve babamla da çitliğinize geliriz dedi.

Dışarıda yağmur durmuştu. Yaşlı Çiftçi evine doğru yola koyuldu. Küçük tatlı kediyi annesi ve babası ile kavuşturduğu için çok huzurlu ve mutluydu. Eve geldiğinde üstünü değiştirdi. Şöminenin yanındaki sallanan koltuğuna oturdu. Masadan kitabını aldı ve okumaya başladı.

Yaşlı Çiftçinin günü çok güzel geçmişti. Mutlu ve huzurlu bir şekilde yatağına yattı. Çoban köpeği Max’e iyi geceler deyip güzel tatlı bir rüya görmek için uykuya daldı.

 

Yazar:

Bülent KORKUT

Batuhan’a Hikâyeler

26 Kasım 2014 Çarşamba