Sabah erkenden kalkıp ilk önce pencereyi açtı Yaşlı Çiftçi. Her yer bembeyazdı. Derin bir nefes aldı. Dışarısı soğuktu ama çok güzeldi. Bu gün yeni bir yıla girmek için hazırlıklara başlamalıydı. Kendine güzel bir kahvaltı hazırladı. Kahvaltısını bitirdikten sonra üstünü değiştirip depoya gitti. Önce yılbaşı ışıklarını alıp çiftlikteki ağaçlara yerleştirdi. Sonra çocukken babasının diktiği çam ağacının yanına gitti.

Yaşlı Çiftçi:

– Ne kadar çok büyümüşsün sen.

Çam ağacı, yapraklarını sallayarak sevincini gösterdi. Yaşlı Çiftçi, önce kırmızı topları dallarına astı. Çam ağacının en tepesine de kırmızı renkte, ışıklı kocaman bir yıldız koydu. Dallarını kırmızı, sarı ve beyaz renkli, küçük yıldızlar ve topların olduğu ışıklarla sardı. Sonra küçük atlar, uçaklar ve çam ağacı şeklindeki süsleri ağacının dallarına koydu. Yaşlı Çiftçi ışıkları yaktığında çam ağacı muhteşem görünüyordu. Çam ağacı da Yaşlı Çiftçi de çok mutlu olmuştu. Max de çam ağacını görünce havlayarak ve kuyruğunu hızlıca sallayarak çok beğendiğini gösteriyordu.

Yaşlı Çiftçi akşam hazırlıkları için at arabası ile kasabaya doğru yol aldı. Max de peşinden geliyordu. Max karların üzerinde yürürken bıraktığı ayak izlerine bakarak oyunlar oynuyordu. Yaşlı Çiftçide Maxin bu haline gülüp eğleniyordu.

Sonunda kasabaya geldiler. Yaşlı Çiftçi bir yandan alış-veriş yaparken diğer yandan karşılaştığı arkadaşlarını çiftliğe davet ediyordu. İhtiyacı olan her şeyi aldıktan sonra çiftliğine geri döndü.

Hava çok soğumuştu. Şöminesini yaktı. Aldığı süs eşyalarıyla şöminesini de süsledi. Akşam için çok güzel yiyecekler, pastalar, kekler hazırlamaya başladı. Yılbaşı partisinin ne kadar güzel olacağını düşününce çok mutlu oluyordu.

Evinin salonuna kocaman bir masa kurdu. Yaptığı kekleri, pastaları ve yiyecekleri özenle yerleştirdi. Misafirlerinin gelmesine az kalmıştı. Yaşlı Çiftçi çok heyecanlıydı. Yeni bir yıl geliyordu. Her şeyin çok daha güzel olacağı, çok daha mutlu ve huzurlu geçireceği bir yıl geliyordu.

Artık hazırlıklarını tamamlamıştı. Şöyle bir çiftliğine baktı. Her yer ışıl ışıldı. Kar yeniden yağmaya başladı. Manzara muhteşem görünüyordu. İlk misafiri kapıyı çaldı. Gelen komşusu oduncu Karacabey’di.

Yaşlı Çiftçi:

– Hoş geldin oduncu Karacabey.

Oduncu Karacabey:

– Hoş buldum. Muhteşem olmuş burası.

Yaşlı Çiftçi:

– Teşekkür ederim. Beğenmene sevindim. Hadi gel içeri masaya otur dedi.

Misafirleri birer birer gelmeye başladılar. Her gelen çiftliğin bu muhteşem görüntüsüne bayılıyordu. Yaşlı Çiftçide çok mutlu oluyordu.

Çiftlikte yaşayanlarda bu eğlenceye eşlik ediyorlardı. Çok güzel bir yılbaşı akşamı geçiriyorlardı. Şarkılar söyleniyor, yemekler yeniyor, kahkahalar atılıyordu. Saat 12:00 ye çok az kalmıştı. Yaşlı Çiftçi tüm misafirlerini bahçeye çağırdı. Çiftliğin ortasına doğru gitti. Saat tam 12:00 olmuştu ve Yaşlı Çiftçi havai fişeklerini ateşledi. Havai fişekler birer birer gökyüzüne uçmaya başladı. Gökyüzünde patlamaya başladılar. Manzara harikaydı. Herkes alkışlar ve ıslıklarla eşlik ediyordu. Mükemmel bir yılbaşı kutlaması olmuştu. Artık yeni yıl bu güzel karşılamayla gelmişti…

Yazar:

Bülent KORKUT

Batuhan’a Hikâyeler

31 Aralık 2014